Başkanımızın Mesajı

Değerli Sektör Paydaşlarımız,

Türk enerji sektörü ülkemizin en dinamik sektörlerinin başında gelmektedir. Türkiye’nin her yıl büyüme hızının üzerinde bir artan enerji talebine paralel olarak,  sektöre yönelik yatırımlar bir cazibe merkezi olma işlevini sürdürmektedir.

Bu noktada 3 önemli gerçek karşımızda durmaktadır.

Türk ekonomisinin makro problemleri arasında başı çeken cari açık içinde enerji ve enerji ham maddesi ithalatının payı, yıllar içinde değişkenlik gösterse de yüzde 75 ilâ 90 arasında konumlanmaktadır. Türkiye’nin enerjide artan dışa bağımlılığı; sürdürülebilir kalkınmaya ve rekabetçi üretime dayalık güçlü bir ekonomi inşa etme iddiasının önünde en önemli engeli oluşturmaktadır.

TEPAV tarafından yayınlanan Enerji Politikaları ve Yatırımlar Üzerine Etkisi Raporu’na göre; sanayi üretiminde yaşanan katma değer sorunu, enerji dışı hesaplarda bu açığı kapatacak kadar cari fazla yaratılmasına engel olmaktadır. Hem sürdürülebilir enerji politikaları, hem cari açık ile mücadele hem de Türkiye’nin içinde bulunduğu orta gelir tuzağından kurtulabilmesi için yenilenebilir enerjinin önemli fırsatlar sunduğuna işaret edilmektedir.

Son 10 yılda yapılan yoğun yatırımlar sonucunda, Türkiye’nin enerjide kurulu gücü 2005 yılında 25.174 MW seviyesinden, 2018 yılı sonu itibarıyla 89 bin MW seviyesini aşmıştır. Keza 2011 yılında Türkiye’nin yenilenebilir enerji kurulu gücü 1.511 MW iken, 2018 yılı sonu itibarıyla 14.000 MW’a yaklaşmıştır.

Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği verilerine göre, Türkiye’nin rüzgâr enerjisindeki kurulu gücü 2018 yılında yüzde 7,2 artarak 7 bin 370 Megavat’a (MW) ulaşmıştır. 2007 yılında kurulu rüzgârda toplam gücün sadece 146 MW olduğu hatırlandığında, alkışlanası bir başarıdan söz etmek mümkündür. Toplam kurulu güç içinde sadece rüzgâr enerjisinin payı %8 gibi hatırı sayılır bir orana sahiptir.

Ancak mevsimsel değişiklikler göstermekle birlikte elektrik üretiminin üçte biri doğalgaz çevrim santrallerinden sağlanırken, bu emtiada dışa bağımlılık oranı yüzde 97 gibi çok yüksek bir seviyededir.  İthâl kömür kullanılan termik santrallerin toplam kurulu güç içindeki payı ise yüzde 22 gibi hatırı sayılır bir orandadır. Bu oranların hızla aşağı çekilmesi, yerli ve temiz enerji kaynaklarını süratle devreye almakla mümkündür.

Enerji santrali yatırımları için verilen yatırım teşvikleri incelendiğinde, söz konusu santraller için ithal edilen makine/ teçhizatın oranının yüzde 70’in üzerinde olduğu görülmektedir. Bu enerjide teknoloji yönüyle de dışa bağımlı olduğumuzun önemli bir göstergesidir.

Türkiye’nin 2023 hedeflerine bağlı olarak toplam enerji tüketiminin %30’unun yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanması hedefi, önümüzdeki 11 yıl için en az 25 milyar dolarlık bir ekipman pazarı anlamına gelmektedir. Dolayısıyla iç pazarda oluşacak ihtiyacın ithalat ile değil, Türkiye sınırlarında yapılacak üretimle karşılanması ve ihraç edilmesi hem cari açığın azalmasını hem de kıt olan dövizin ülke içinde kalmasını sağlayacaktır.

Enerji Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (ENSİA) bu verilerden hareketle; sürdürülebilir kalkınmanın öncelikli sektörleri arasında başı çeken “yenilenebilir enerji”de Türk sanayisinin gelişmesi, sanayici bakış açısı ile “kümelenme çalışmalarının yürütülmesi”, proje bazlı yönetim anlayışı ve “Enerji Sanayisi’nde Üretim” misyonu ile 27 Temmuz 2016 tarihinde kurulmuştur.

“Uluslararası ölçekte öncü enerji kümesi olmak”vizyonuyla 18 kurucu üye ile birlikte yola çıkan ENSİA; bölgemizde yapılan ve planlanan enerji yatırımlarında ihtiyaç duyulan yerli enerji ekipmanları, cihazlar, komponent ve hammaddelerinin üretiminde “Türkiye’nin enerji cihazları üretim ve dağıtım üssü olması” misyonuna katkı koymayı hedeflemektedir.
ENSİA; Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Enerji ve Enerji Verimliliği Çalışma Grubu ve İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) ile başlatılan “Yenilenebilir Enerji KümelenmeÇalışmaları”nı da yürütmeyi amaçlamaktadır.

Yenilenebilir enerjiye artan ilginin beraberinde getirdiği sorunlara kurumsal yapısı ile katkı koymak amacıyla kurulan ENSİA’nın Yönetim Kurulu’nda, yenilenebilir enerjinin her bir alt sektörün temsil edilmesine imkân yaratılmış ve yenilenebilir enerji sektörüne bütünsel bir bakış açısı kazandırılmıştır.

Bizler ENSİA Yönetimi olarak; yan sanayici ve tedarikçi üyelerimizin bu kurumsal çatı altında toplanmaları,tanışmaları, firma bazında yaptıkları işlerde karşılıklı sinerji yaratarak işbirliklerini arttırmaları ve ortak projeler üretmeleri için çalışmaktayız.

Yenilenebilir enerji projelerinde kullanılan tüm ekipman, malzeme ve komponentlerin (alt segmentleri ile birlikte) üretiminin desteklenmesi için teşvik mekanizmalarının sunulması amacıyla ilgili bakanlıklar ve tüm paydaşlarla işbirliği anlayışı içindeyiz.

İzmir merkezli olan derneğimiz; rüzgar enerjisi ve güneş enerjisi başta olmak yenilenebilir kaynaklarında bölgemizin daha çok söz sahibi olmasını, yapılan ve planlanan yatırımlarda Türk sanayicilerinin katkılarının artırılmasını “stratejik vizyon hedefi” olarak belirlemiştir.

Bölgemizde enerji sektöründe yapılacak yerli ve yabancı tüm yatırımlar için referans noktası olmayı amaçlayan ENSİA, paydaşlık ruhu ve ortak değer yaratma anlayışı içinde üyelerinin sorunlarını ve beklentilerini kamu otoriteleri başta olmak üzere ilgili tüm kişi ve kuruluşlara aktaracak, takipçisi olacaktır.

ENSİA, üretim ve sanayi odaklı politikaları üretmek ve onları hayata geçirmek için doğru vizyona ve yeterli cesarete sahiptir. Yenilenebilir enerji sektöründe faaliyet gösteren tüm kişi ve kuruluşlarımızıderneğimize güç vermeye, ortak projelerin birer paydaşı olarak ülkemizin gelecek inşasına katkı koymaya, çocuklarımıza daha yaşanabilir Türkiye bırakmak için var gücümüzle çalışmaya davet ediyoruz…

Saygılarımızla,

 

Hüseyin Vatansever
Makine Yüksek Mühendisi
ENSİA Yönetim Kurulu Başkanı